http://img505.imageshack.us/img505/3927/spaceros2.gif(63 bytes)

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

diğer blogum için

Faydalı incir

5/3/2008 -Kategori: beslenme

 

 

İncirin faydası saymakla bitmez. Sözgelişi, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler.

 

.Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17'si, demir ve magnezyumun yüzde 30'u, fosforun yüzde 20'si, B1 vitamininin yüzde 5'i ve B2 vitamininin yüzde 4'ü alınmış olur.

• İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.

• Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.

• İncir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler:incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.

• İncir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.

• Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir müshildir: Bunun için iki-üç kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.

• Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.

• Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.

• Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir: Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.

 

 

'myspace

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yeterli folik asit alıyor musunuz?

18/11/2007 -Kategori: beslenme

 

Folik asit, vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri olan bir vitamin. Özellikle gebelikte folik asit desteği çok önemli.

 

Folik asit nedir?
Aslında çok alışıldık bir isim olmasa da "asit" olarak ifade edilse de folik asit, bir vitaminin ismi. Bu vitaminin vücudun birçok farklı sistemi için çok önemli görevleri var.

Gebelik öncesinde de kullanılmalı
Folik asit yetersizliğinde büyüme geriliği, üreme güçlüğü ve anemi (kansızlık) görülür. Folik asitten yetersiz beslenen anne adaylarının bebeklerinde "sinir tüp bozukluğu" hastalığı (nöral tüp defekti) görülebilmektedir. Gebelik öncesinden itibaren, gebelik süresince folik asit desteği alınması önemlidir.

Folik asitten yetersiz beslenen insanların kan homosistein düzeyinin yüksek olduğu, bunun da koroner kalp hastalığı için risk oluşturduğu bildirilmiştir. Bu gruptaki kişiler de dışardan takviye olarak folik asit alabilir. Folik asit yardımcı enzimi, kan hücrelerinin yapımı ve hücre çoğalması için gereklidir. Ayrıca, bağışıklık sisteminde lenfositlerin işlevleri ve antikor oluşumu için de folik asit eksikliğinin bulunmaması önemlidir.

Isı etkisiyle kolay parçalanır
Folik asit düzeyi düşük kişilerde, dedresyona benzer belirtiler görülebilmektedir. Serotonin hormonu yetersiz olan kişilerin, aynı zamanda folik asit düzeylerinde de düşüklük görülür. Bu hastaların diyetine folik asit eklendiği zaman ise hem serotonin düzeyleri yükselir, hem de psikolojik durumlarında düzelme olur.

Isı etkisiyle kolayca parçalanır
Folik asit, ısı etkisiyle kolayca parçalanır. Sulu ısıda parçalanma, kuru ısıdan daha çoktur. Isının artması ve ısıtma süresinin uzaması, vitamin kaybını artırır. Aynı şekilde, pişirme suyunun miktarı fazlalaştıkça vitamin kaybı artar. Pişirme suyunun atılması da önemli bir vitamin kaybı sebebidir. Folik asit, ışığa ve oksidasyona da duyarlıdır.

Günlük folik asit gereksinimi; kadın ve erkek için 400 mikrogram (mcg), gebelik dönemi için 600 mcg ve emzirme dönemi için 500 mcg’dır. Marul, ıspanak, kuşkonmaz, şalgam, dana ciğeri, maydanoz, lahana, brokoli, portakal, yeşillikler, karnabahar, pancar ve mercimek folik asidin kaynaklarındandır.Folik asit nasıl pişirilir, saklanır veya işlenir? Pişirmeyle yaklaşık olarak folik asidin yüzde 40’ında kayıp söz konusudur. İşlenmiş tahıllarda ve unda yaklaşık yüzde 70 oranında kayıptan söz edilebilir.


Hangi belirtiler yüksek folat içeren besinlerinden almaya ihtiyaç duyulduğunu gösterir?

• Sinirlilik, huzursuzluk

• Unutkanlık, karışıklık veya zihinsel yorgunluk,

• Depresyon,

• Uykusuzluk,

• Kas yorgunluğu

• Diş eti iltihabı veya periodontal hastalıklar

Bazı besinlerin yenebilen kısımlarının ortalama folik asit değerleri (mcg/100 g)

• Karaciğer 276

• Kuru fasulye 125

• Mercimek 107

• Ceviz 77

• Ispanak 75

• Badem 45

• Tam buğday ekmek 30

• Pirinç- kabuğu ayrılmış 16

• Beyaz ekmek 15

• Peynir 13

• Yumurta 5

Günde ne kadar folik asit tüketmelisiniz?
Bir porsiyon kıymalı sebze yemeği, bir porsiyon mercimek yemeği, bir porsiyon bulgur pilavı, bir yumurta, bir bardak süt, bir porsiyon sebze yemeği, bir porsiyon salata, bir adet meyve, altı orta dilim ekmekten oluşan bir günlük diyette, 200 mikrogram civarında folik asit alınmış olur.

Aklınızda bulunsun
Alkoliklerin yüzde 60’ında folik asit yetersizliği görülür. Bu nedenle, alkol alımında folik asit ihtiyacı artar. Pişirme ile sebzelerdeki folik asit miktarında önemli kayıplar olmaktadır. En çok kayıp, bol suda pişirilen sebzenin suyunun atılması ile olur. Bu gibi pişirme yöntemlerinde kayıp oranı yüzde 90-95’e yükselir. Bu yöntemde, sebzelerdeki C vitamini de kaybolduğundan, folik asidin kullanılma oranı daha da düşer. Kısa sürede, az suda, suyunu atmadan pişirme sürecinde, folik asit kaybı azdır. Mayalandırma, besinin folik asit değerini artırır. Örneğin, yoğurtta süttekinin üç katı folik asit olduğu bildirilmiştir.

Folik asit içeriği yüksek besinlerin yararları neler?
Kırmızı kan hücreleri üretimini destekler ve anemiden korunmada yardımcı olur.
Kanınızdaki homosisteinin artmasına önlemeye yardım eder. Özellikle cilt hücrelerindeki hücre üretimini destekler. Sinir fonksiyonlarının uygun şekilde olmasına izin verir. Osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önlenmesinde yardımcıdır.
Alzheimer hastalığıyla da ilişkili olan bunamanın önlenmesinde yardımcıdır.
Alıntı....

'myspace

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Lezzeti renginde saklı

13/11/2007 -Kategori: beslenme

 

Renkler sadece yiyecekleri hoş göstermez. Renklerine göre özel besleyicilikleri vardır. İşte renklerine göre gıdaların yararları... Unutulmaması gereken ise, bir yiyeceğin rengi daha koyuysa daha fazla besleyici olduğu...

Kırmızı
Kırmızı renkli yiyecekler likopen bakımından zengin ve kanser riskini azaltıyor.
Kırmızı renkli yiyeceklerin başında domates, karpuz, pembe greyfurt sayılabilir.

Mor
Mora yakın yiyecekler de, aynı özelliğe sahiptir. Üzüm, kırmızı şarap, böğürtlen, ahududu ve kırmızı elma bu tür yiyeceklerin başında gelir.

Portakal sarısı
Bu tür yiyecekler alfa ve beta keroten içeriyor, kanserin yayılmasını önyeici ve hücreleri yenileyici... Havuç, mango, kış meyveleri ve tatlı patates.

Sarı ve portakal sarısı
Bu tür yiyecekler başta C vitamini olmak üzere hücreleri koruyor ve beta-kriptoksin gibi bir çok bağışıklıkla ilgili mineraller içeriyor. Portakal, yeşil fasulye ve avakado bu grupta anılıyor.

Sarı ve yeşil
Bu tür yiyecekler lutein, keraten içeriyor ve göz sağlığı için yararlı.
Ispanak ve diğer yeşil sebzeler, taze mısır, yeşil fasulye, taze baklagiller ve avakado bu tür yiyeceklere örnek.

Yeşil
Yeşil renkli yiyecekler ise, genlerin bozulmasını engelliyor, kemik kanserine ve diğer kanserlere karşı önleyici özellik taşıyor. Brokoli, brüksel lahanası, karnıbahar, lahana bu tür besinlerin başında geliyor.

Beyaz/Yeşil
Bu tür yiyecekler hücrelerin ince zarını koruyor. Soğan, sarımsak, kereviz, armut, beyaz şarap bu grupta yer alıyor.

 

'myspace

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Domates sindirime yardımcı

13/11/2007 -Kategori: beslenme

 

Vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile domates, damarları yumuşatıyor.

Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor.

Hazmı kolaylaştırıyor
Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.

 

'myspace

 

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sağlıklı pişirme teknikleri

25/8/2007 -Kategori: beslenme

Sağlıklı pişirme teknikleri

 

Lezzetten ödün vermeden sağlıklı yemekler pişirmek zor değil. Neyi, nasıl pişireceğinizi bilerek geleneksel mutfağımızdaki yöntemlerden yararlanabilirsiniz

Aşçı olmaya lüzum yok
Sağlıklı ve lezzetli yemekler pişirmek için mutlaka gurme veya aşçı olmanıza ya da pahalı pişirme aletleri kullanmanıza ihtiyacınız yok.

Yemeklerinizi hazırlarken temel pişirme yöntemlerini kullanarak sağlıklı yemekler pişirebilirsiniz. Öncelikli hedefiniz yemeklerinizi lezzetlendirmek için aşırı miktarda yaÇ ve tuz eklemeyi sınırlamak; bunun yerine domates, çeşitli sebzeler ve baharatlara daha fazla yer vermek olmalıdır.

Aşağıda, Mezura ekibimizin sizler için önerdiği sağlıklı ve lezzetli teknikleri en sevdiğiniz yemekler için kullanabilirsiniz.

Fırında pişirme: Deniz ürünlerini, tavuk, hindi, yağsız et, sebzeleri ve meyveleri fırında pişirebilirsiniz. Fırındaki kuru havayla yiyecekleri az yağla pişirmeniz mümkün. Üstünü kapayabilir veya biraz kızarmasını istiyorsanız üzerini açık bırakarak pişirebilirsiniz. Fırınlamanın olumlu yanı, ekstra yaÇ ilave etmenize gerek kalmamasıdır. Besinleri fırında pişirirken yağın damladıktan sonra yanmasını engellemek için besin ile kap arasına tel ızgara koyabilirsiniz. Besinler içerdikleri yaÇ veya suyla pişer ve bu şekilde lezzetlerinden hiçbir şey kaybetmezler.

Ağır ateşte pişirme: Bu pişirme yönteminde önce besinler yüksek ateşte renk değiştirinceye kadar, kısa süre tutulur. Ardından çok az miktarda su ilave edilerek ağır ateşte pişirilir. Pişireceğiniz yemeğin türüne göre bu yöntemde su ilavesi yerine besleyici özellikleri bakımından zengin olan domates suyunu da kullanabilirsiniz. Özellikle sebzeli yemekleri pişirmek için uygun bir yöntemdir.

Izgara ve kavurma: Her iki yöntemde de besinlerin her bölümünün eşit pişmesi önemlidir. Izgara yaparken besinlerin yeterli ısıyı alıp almadığından emin olmak için pişirdiğiniz besinin her iki tarafını da 3 - 5 dakika pişirin. Açık havada ızgara yapacaksanız öncelikle kömürün gerçekten kor olduğundan emin olmalısınız. Yiyecekleri alevle kesinlikle temas ettirmeyin. Izgara yaparken büyük parçalar halinde doğradığınız sebzeleri de aralara yerleştirmek, yiyeceğinizin lezzetlenmesine ve içeriğindeki suyun muhafazasına neden olur.
Kavurma işlemi ise pek tercih edilen bir pişirme yöntemi değildir. Izgara ve kavurma yöntemlerinde besinden yaÇ dışarı atılmış olur.

 

Poşe yöntemi: Bu yöntemde amaç besinin şeklini koruyabilmektir. Genelde yumurta bu pişirme yönteminin en çok uygulandığı besindir. Poşe yöntemini uyguladığımız en sağlıklı ve lezzetli yemeklerimizin başında çılbır gelir. Yine balıklar, tavuk etleri de poşe yöntemiyle pişirilebilir. Poşe yaparken suya besinin parçalanmaması için biraz sirke ve tuz ilave edilir. Yüksek ısıda, ağzı kapalı olarak kaynatılan suya yiyecek bırakılır. Ancak bundan önce mutlaka ısı azaltılmalıdır.

Sote yapma: Küçük ve ince parçalanmış besinlerin çabucak pişirilmesi için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Yapışma yapmayan tava kullanıyorsanız yaÇ ilave etmenize kesinlikle gerek yoktur. Ancak böyle bir tavanız yoksa bir tatlı kaşığı yaÇ ilave ederek sote işlemini yapmanız mümkün olabilir. Sürekli karıştırılarak pişen besinlerde besinin özsuyunun dışarı çıkması engellenmiş ve besin öğelerinin muhafazası sağlanmış olur.
Haşlama: Az miktarda suyun içine koyulan besin, vitamin ve mineral kaybını önlemek için kapağı kapatılarak pişirilir. Bu pişirme sürecinde ekleyeceğiniz çeşitli baharatlarla yemeğin lezzetini de artırmanız mümkün.

Baharatların kullanımı: Farklı ve lezzetli yemekler yaratmak istiyorsanız baharatlar bu konuda en büyük yardımcınızdır. Özellikle taze olan baharatları seçmeniz ve bunları pişirme işleminin sonunda yemeğinize ilave etmeniz doğru olacaktır. Ancak kurutulmuş baharatları ise yemek pişirirken daha erken ilave etmeniz, aromanın yemeğe geçmesi için daha doğru olacak yöntemdir.


Sağlıklı pişirmede ufak ipuçları

• Sütlü tatlı yaparken, süt, un ve şeker birlikte pişirildiğinde şeker, süt ocaktan indirilmeye yakın eklenmelidir.

• Dondurulmuş besinler, özellikle etler, buzu çözdürüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır.

• Çözülme işi, oda sıcaklığında, soba, radyatör üzerinde ve altında, hafif ateşte veya güneşli yerlerde yapılmamalıdır.

• Çözülme işlemi, buzdolabının alt raflarında bekletilerek yapılmalıdır.

• Çözülmüş besinler bekletmeden pişirilmeli.

• Kurubaklagiller, pişirilmeden önce pestisit (böcek ilacı) kalıntılarından arındırmak için iyice yıkanmalıdır.

• Kurubaklagillerin iyi pişmelerini sağlamak için 8 - 10 saat ön ıslatma işlemi uygulanmalıdır. Islatma suyu dökülebilir.

• Kurubaklagillerin haşlama sularının dökülmesi besin değerini azaltır.

• Makarna, erişte vb. besinlerin haşlama sularının dökülmesi besin değerini azaltır.

Dilara Koçak / Milliyet

 

'myspace

 

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ömrü uzatan 7 gıda

17/8/2007 -Kategori: beslenme

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007’ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

Kalbi koruyor

BADEM:
Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor

KAHVE: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI:
Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı
alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “8oxodG” adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

 

 

'myspace

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

unutkanlıga havuç ezber için ananas

17/8/2007 -Kategori: beslenme

Yediğimiz besinler daha iyi öğrenme, dikkati toplama ve belleği geliştirmek için birebir... Havuç hatırlama yeteneğini artırırken, ananas ezber için yararlı!

 

havuç hatırlama yeteneğini, karides dikkat süresini, limon ise algılama yeteneğini artırıyor. Lahana ise sınav stresi için birebir. İşte algılama ve öğrenme için gerekli yiyeceklerin listesi...

 

Sinir Sistemi: Ceviz, fındık, fıstık zihnin uzun süre çalışma direncini artırır. Beynin haberleşme maddelerinin oluşumunu hareketlendirir.

 

Yaratıcılık: Zencefil içerdiği maddeler ile beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için daha serbest akar, beyin oksijenle beslenir.

 

Bellek: Havuç hatırlama yeteneğini artırır. Beynin metabolizmasını canlandıran enzimlerdendir. Bir ufak tabak sıvı yağlı havuç salatası önerilir. Ananas, ezberlemek için çok yararlıdır. Diğer meyvelerde bulunmayan mangan elementini içerir.

 

Mutluluk: Mutluyken daha iyi öğreniriz. Enerjimiz pozitif olur. Kırmızı biber acı verse de vücudun kendi hormonu olan endorfinin salgılanmasını hareketlendirir. Çilek, stresin etkilerini azaltır.

Muz da beyne mutluluk veren seratonin maddesi içerir.

 

Öğrenme: Lahana, tiroid bezlerinin aktivitesini azaltır. Bu da sinirliliğe iyi gelir. Sınav öncesi stres için önerilebilir. Limon, algılama yeteneğini artırır. Yeni öğrenilecek bilgilerin öncesinde tavsiye edilir.

 

Dikkat toplama: Karides beynin besinidir. Vücuda önemli yararı olan Omega 3 yağ asitleri sağlar. Dikkat süresini uzatır. Soğan aşırı yıpranmaya, fiziksel yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Beyin oksijeni daha kolay alır

alıntı

 

'myspace

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Proteinler Ve Karbonhidratlar.

29/7/2007 -Kategori: beslenme

 

Sağlıklı beslenmenin besin öğeleri dediğimiz proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve minerallerin yeterli ve dengeli bir şekilde vücuda alınması ile mümkün olduğunu artık biliyoruz. Peki ya bunları tanıyor muyuz? Bunlar hakkında bilgilerimiz yeterli mi?

İlk olarak proteinler ve karbonhidratları daha yakından tanıyalım.

 

PROTEİNLER:

Proteinler vücudumuzun tuğlaları gibidir. Vücudu ayakta tutan besin öğesidir. Vücut organlarının temelidir. Hücrelerin yapılmasında ve yenilenmesinde büyük rol oynarlar. Bebeğin anne karnında bütün organları tamamlanmış bir vücut haline gelmesi, annenin aldığı proteinin bebeğin vücut organlarına dönüşmesi ile mümkün olmaktadır.

Proteinler başka neler yaparlar?

Gerek çocuklarda, gerek yetişkinlerde büyüme ve gelişme için çok önemlidir.

-Bir kısım doku ve organlarını yapar ve onarırlar.

-Yeterli karbonhidrat ve yağ bulunmadığında enerji üretiminde kullanılırlar.

-Vücudun savunma mekanizmasında önemli ölçüde rol oynarlar. Vücudun mikroplara karşı koruyucu öğelerini yani antikorları meydana getirirler.

-Vücudun sıvı dengesini sağlarlar.

-Vücudun düzenli çalışmasını sağlayan bir kısım hormonları proteinler meydana getirir.

Proteinler yiyeceklerdeki bulunma durumuna göre üstün kalite ve düşük kalite protein olmak üzere 2’ye ayrılırlar.

Üstün kalite olanlar hayvansal ürünlerde olan proteinlerdir. Düşük kalite olanlar ise bitkisel yiyeceklerde olan proteinlerdir. Proteinlerin bulunduğu yiyecekler şunlardır:

Et, tavuk, balık, sakatat, süt, peynir, yer fıstığı, yoğurt, yumurta, soya fasulyesi, kuru fasulye, fındık, fıstık, badem, buğday unu, ceviz, tahıllar ve patateste bulunur. Yumurta ve süt en iyi protein kaynağıdır. Tahıllarda da buğday özünde protein fazladır.

Protein yetersizliğinde meydana gelen hastalıklar:

Yetersizliğin ilk belirtisi büyümenin yavaşlaması ve zamanla durmasıdır.

Özellikle çocuklarda “kuvaşiorkor” hastalığının ortaya çıkması görülür. Kuvaşiorkor hastalığı; vücutta su toplanması(ödem), karaciğer yağlanması, dalak büyümesi, cilt yaraları ve saçlarda renk değişikliği belirtileriyle kendini gösterir.

Protein yetersizliğinde vücut çok kolay hastalanır. Ayrıca karaciğer çalışamadığı için siroz hastalığı fazla görülür.

 

KARBONHİDRATLAR:

Mutlaka, herkesin başına gelmiştir. Durup dururken birden canımız baklava, pasta, yemek ister. Bir parça tatlı yedikten sonra da bu isteğimiz sönüverir. Peki bu niye olmaktadır? Tatlıya olan daha doğrusu şekere olan bu ilgi nereden kaynaklanıyor? Bu ilginin kaynağı vücudun çok önemli enerji deposu olan karbonhidrata duyulan gereksinimden, yani enerjiye olan ihtiyaçtan meydana geliyor. Çünkü şeker ve nişasta tamamen karbonhidrattır. Karbonhidratlar vücudumuzun ana enerji kaynağıdır. Aslında bütün besinler vücuda enerji sağlayabilirler. Fakat değerleri farklıdır.

Karbonhidratlar çok çeşitlidir: Glukoz, fruktoz, galaktoz, sakkaroz, laktoz, maltoz, nişasta, selülöz, glikojen... Bunlar hakkında çok kısa bilgilere sahip olmamızda fayda vardır.

-GLİKOZA üzüm şekeri de denir. En çok bulunduğu yiyecekler üzüm ve üzümden yapılan içecekler ve ayrıca baldır.

-FRUKTOZUN diğer adı meyve şekeridir. Pekmez, incir, dut gibi meyvelerde ve balda bulunur.

-GALAKTOZDA glikozla birleşmiş olarak süt şekeri içinde bulunur.

-SAKKAROZ en çok şeker pancarı ve kamışında bulunur. Günlük kullandığımız çay şekeridir.

-LAKTOZ anne sütünde ve memelilerin sütlerinde bulunur.

-MALTOZ arpa ve baklagillerde bulunan karbonhidrattır.

-NİŞASTA çok sayıda glikozun birleşmesi sonucu oluşur. Bir çok bitkinin tohumlarında ve yumrularında depo edilir.

-SELÜLÖZ 3000 tane glikozun moleküllerinin birbirine yapışmasıyla oluşan ve bitkilere desteklik veren karbonhidrattır.

-Karbonhidratlar vücudun enerji deposudur. Vücudun çalışması için gerekli olan enerjiyi verirler. Ağır beden hareketleri için en elverişli enerji kaynağıdır.

-Vücudun su ve elektrolit kaybını önler. Kalın bağırsakları çalıştırarak zararlı artık maddelerin bağırsaklarda uzun süre kalmasını önler.

-Proteinin enerji olarak kullanılmasını önleyerek proteine olan gereksinmeyi azaltır.

-Karbonhidratlar vücuda alınmadığı veya çok az alındığı durumlarda (şeker hastalığında olduğu gibi) vücut enerjiye olan ihtiyacını yağ ve proteinden karşılar. Bu durumda kanı asit yapan maddeler gereğinden çok oluşur, vücudun çalışma düzenini bozar. İşte karbonhidratlar bu durumu önler.

Karbonhidratlar çoğunlukla bitkisel yiyeceklerde bulunur. İhtiyaçtan fazla alınan karbonhidratlar, yağa çevrilerek şişmanlığa neden olduklarından, çok çabuk kilo alan insanlar için nişasta, şeker ve tahıldan yapılan yiyecekler fazla alınmamalıdır. Ayrıca fazla alınan karbonhidrattan dolayı diş çürümeleri olmaktadır. Bilhassa çocuklarda fazla şeker alımından dolayı dişler çok kolay çürüyebilir.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Zeytinyağı neden yararlı?

28/7/2007 -Kategori: beslenme

Zeytinyağının sağlıklı olarak ilan edilmesinin 5 sebebi…

 

Akdeniz mutfağında önemli yeri bulunan zeytinyağı, sadece lezzetiyle değil faydalarıyla da anılıyor. Büyüleyici bir antioksidan deposu olan zeytinyağı, iltihabi rahatszılıkları önler, hücreleir tehdit eden moleküllere karşı korur. İşte süper kahraman zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni…

 

Kanser riskini azaltır

Zeytinyağının kanserden koruduğu bir laboratuvar efsanesidir. İçerdiği Polyphenols, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir. Yapılan bazı araştırmalarda zeytinyağı ile beslenen kişilerin beslenmeyenlere oranla daha sağlıklı oldukları da belirtilen bilgiler arasında yer alıyor.

 

Kalbi korur

Zeytinyağı kalbinize geldiğinde damarlarınızın genişlediği söylenebilir. Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. Zeytinyağı iyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür. Kandaki yağ oranını dengeler. Yararları bununla da sınırlı kalmaz, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.

 

'myspace

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Üzüm de antioksidan

26/7/2007 -Kategori: beslenme

 

Üzümün en önemli yararlarının başında, vücuda en fazla zarar veren serbest radikallerle mücadele eden antioksidan özelliği geliyor.

 

Üzüm belki de çok amaçlı kullanılan meyvelerden en önemlisi. Çünkü taze taze ya da kurutup kış aylarında çerez niyetine yenebiliyor, suyu sıkılıp içilebiliyor. Bir diğer örnek, geleneksel Osmanlı Mutfağı'nın önemli yemeklerinden biri sayılan hoşaf yaparak tüketebiliyoruz. Devam edersek, meyvesinden sirke ve pekmez yapılabiliyor.

Yaprakları da faydalı
Hatta pestil ve ceviz sucuğu hazırlanabiliyor. Atlanmaması gereken bir diğer tüketiliş biçimi ise, türlü çeşitleriyle yapılan birbirinden lezzetli şaraplar. Bunların dışında asma yaprağının salamurasını yapıp, daha sonra o yaprakları pirinçle hazırlanan bir harç ile sararak Türk Mutfağı'nın vazgeçilmez ve en makbul yemeklerinden biri olan yaprak sarması yapıyoruz.

Yararlarını sıralamadan önce tarihine bakarsak, üzüm, tam anlamıyla Anadolu'yu temsil eden bir meyve. Çünkü kökleri Anadolu'ya uzanıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bağcılık, M.Ö. 2000 yıllarında da yapılıyormuş. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Babiller'in Asma Bahçeleri'ni de bilmeyen yoktur.

Çeşitleri muhtelif
Üzümü en basit şekilde, beyaz ve siyah üzüm olarak sınıflandırabiliriz. Ayrıca kabuğunun kalınlığına, kokusuna, çekirdekli ve çekirdeksiz oluşuna göre de ayırabiliriz.

Üzümün ve çekirdeğinin yararları:

- Çekirdeği çok güçlü bir antioksidandır.

- Serbest radikallere karşı savaşmasının yanı sıra sigara, alkol gibi maddelerin vücudumuzda yapmış olduğu kötü ekiyi azaltır.

- Kan yaparak kansızlığı önler.

- Kanı temizler.

- Yaşlanma etkilerini azaltır.

- Cilde iyi gelir. Bu nedenle bugün piyasada olan birçok kremin içeriğinde üzüm yer alır.

- Beyin hücrelerini besler.

- Kanserin oluşumunu önler.

- Böbrek ve bağırsakların çalışmasını kolaylaştırır.

- Kalp krizi riskini azaltır.

- Kötü kolesterolle mücadele ederek kalp damarlarını tıkanmasını önler.

- İçerdiği yüksek oradaki potasyum, ödem azaltıcı özelliğinden dolayı yüksek tansiyonun düşürülmesinde yardımcı olur.

- Üzümün içindeki antioksidanlar, romatizmanın oluşmasında büyük rol oynayan enzimleri nötralize ederek bu hastalığının oluşmasının engellenmesinde yardımcı olur

 

Kırmızı şarap
Kırmızı şarabın içerdiği antioksidanlar kalp-damar hastalıkları ve kanser türlerinin oluşmasının önlenmesinde yardımcıdır. Eski Yunanlı filozof az içilen kırmız şarap ilaç gibidir:

- Hastaları iyileştirir,

- Yaşlıları gençleştirir demiş.

Az kelimesi kadınların günlük bir, erkeklerin iki kadeh şarap içmeleri anlamına geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar kırmızı şarabın faydalarını şu şekilde özetlemektedir.

1- Şarabın içindeki antioksidanlar kanın akışkanlığı artırarak pıhtılaşmayı önler. Böylece kalp krizinin önlenmesinde yardımcı olmaktadır.

2- Şarap faydalı kolesterolün yükselmesine yardımcı olarak, zararlı kolesterolün düşmesine neden olmaktadır.

3- Zararlı kolesterol serbest radikaller tarafından okside olmadıkça damar çeperine yapışmaz ve damar sertliği oluşmaz. Kırmızı şaraptaki antioksidanlar zararlı kolesterolün okside olmasına yardımcı olarak damar sertliğinin önlemesinde rol oynamaktadır.

Şeker hastaları az yemeli!
Bilindiği gibi üzüm, şeker oranı çok yüksek bir meyve olduğu için şeker hastalarının doktorlarına danışarak yemelerini tavsiye ediyoruz. Birçok meyveye göre çok yüksek oranda şeker içerdiği için, aniden kan şekerinin hızla yükselmesine neden olabiliyor.


'myspace

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hakkımda

denenmiş yemek tarifleri


yesilkivi pastacı ayseyaman tarcininmutfagi hanifedentarifler cincinsfikirli yesildomates handeile sutlukahve yemekzevki buyuleyenmutfakkokusu bizimpastane mutfaktazen acemisef pişirelim pembelininmutfagi turklokumu yemegimle pastacikiz serinmavi adaninyemekleri

Kategoriler


Arkadaşlarım

  • woelfin Barış
  • deryadanlezzetler
  • zehra50
  • mutfaktayim
  • filizden
  • kayserimutfagi
  • minimutfak
  • fusununmutfagi
  • yagmurkokusu
  • emekyemek
  • guldefne
  • serininlezzetgunlugu
  • lezzetim
  • yermisinyemezmisin
  • carmencafe
  • siyahincimm
  • annemmutfaktatv
  • caferose
  • inciceylan
  • damakzevki38
  • cemilekaran
  • yesilkivi
  • yasemin gazioglu
  • buyulumutfak
  • yemekyapmali
  • yemedeyanindayat
  • gezirehberim
  • adaninyemekleri
  • Arkadaşlarımın Bannerleri

    < mutfaktabirimivar Image Hosted by ImageShack.us fiskos banner CafeRose isilisiltat

    KEVGİR E-DERGİ

    3sayilar

    kevgir1

    Kevgir

    Essiz Lezzeler

    yemekyapmali.blogcu.com


    etkinlikkkkkkkkk


    perlayemek perlafood
    Tasarım
    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics